2 Nisan 2014 Çarşamba

Kafkas Dağlarının Türk İncisi-RİXOS KRASNAYA POLYANA SOCHİ

Kafkas dağlarının 960 metre yüksekliğinde, kışın bembeyaz, yazın zümrüt yeşili kestane ormanlarının koynunda yerleşen, Rusya'da lüksün tek adresi Rixos Krasnaya Polyana Sochi oteli sizleri unutamayacağınız bir tatil için bekliyor....

Otel Adler hava limanından 1,5 saat uzaklıkta, Soçi'nin Krasnaya Polyana tatil köyünde bulunmaktadır. 
Otele ulaşım:

1. Adler hava limanından hızlı tren (Lastoçka-Ласточка) ile Krasnaya Polyana istasyonuna gelmek ve oradan taksi ile otele ulaşmak. (tren ücreti-112 ruble+taxi fiyatı-450-500 ruble);

2. Adler hava limanından Krasnaya Polyana'da bulunan Gornaya Karusele kadar herhangi bir araçla (otobüsle 2 saat, fiyat 200 ruble, taksi 45 dakika-2000-2500 ruble) gelerek, teleferikle 960 metreye çıkarak.

3. Transfer sipariş ederek;



Rixos Krasnaya Polyana hakkında:

Rixos Krasnaya Polyana Sochi Gorky Goroda ait kış ve yaz sporlarının keyfini çıkartmak için harika bir mekandır.

Otel 8 Premium, 70 Superior, 30 Deluxe, 1 Junior Suite, 2 Executive Suite, 1 Presidential Suite ve 1 Royal Suite olmak üzere toplam 114 odadan ibarettir.

RIXOS KRASNAYA POLYANA SOCHI en kaliteli eğlence mekanlari ile tatlandırılmış gerçek mutfak genişliğini ve gastronomik deneyimlerini gururla sunar. Özel restoranlarında birbirinden lezzetli yiyecek ve içecekler, en iyi şefler tarafindan sunulur. 
LAYALI
Layali


LOKUM PASTANE
WINE HOUSE










Otelde Layali (Ortadoğu mutfağı), Zakoorim (sigar lounge), Rixos Lounge (Lobby Bar), Sparx (ana restaurant), Wine House (Şarap Evi), Club 9.6.0 (disko), Royal VIP Lounge (kurumsal ve özel yemekler için), Lokum (Pastane) bulunmaktadır. 

Rixos Krasnaya Polyana Sochi toplantılarınız, etkinlikleriniz ve özel törenleriniz için de geniş fırsatlar sunuyor. Elbrus, Kazbek ve Balo salonlarında geçireceğiniz her hangi bir organizasyon için profesyonel ekib tarafından dünya standartlarına uygun hizmet alacaksınız. 


RIXOS ROYAL SPA

2 katlı kocaman binadan oluşan Rixos Royal SPA'da Fitness merkezi, Türk hamamı, sauna, buhar odası, havuz, güzellik merkezi, dinlenme alanı, Vitamin Bar, SPA Butler servisi de dahil olmak üzere birçok hizmetler sunmaktadır.  SPA'da Tai ve Bali masajları, Hint Ayurveda, Çin tedavisi ile Teiki Reiki gibi masajlar sunulmaktadır.

Bütün tedaviler, yerel organik bal dahil olmak üzere dünyaca ünlü markaların doğal maddeleri ile birlikte sağlanmaktadır.


RIXOS ROYAL SPA


  










Devamını oku ...

28 Ekim 2013 Pazartesi

ZİRVEDEKİ LEZZET : RESTAURANT 2200



Yemyeşil Kafkas dağlarının 2200 metre yüksekliğinde, tüm Soçi'ni ayaklarınızın altında seyr ederek, Türk aşçılarının lezzetli yemeklerini tadarak ve lüks hizmetin eşliğinde unutulmaz anlar geçirmek istiyorsanız, 'Restaurant 2200' kapılarını sonuna kadar açarak sizlerin yolunu beklemektedir!

Nerede? 


Soçi, Krasnaya Polyana, Gorki Gorod, Gornaya Karussel istasyonu + 2200 metre

Telefon: +7 (938) 449 2200

Çalışma saatleri:
10.00 - 18.00


Facebook sayfasi: www.facebook.com\2200Restaurant


Nasıl gidilir?

Krasnaya Polyana'dan Gornaya Karussel yazılan teleferik girişinde 800 ruble ödeyerek 940 metreye, oradan daha bir teleferiğe binerek 2200 metreye çıkabilirsiniz. 

Krasnaya Polyana'ya nasıl varacağınız hakkında 'Kafkas dağlarının yeşil kızı Krasnaya Polyana' adlı yazımda bilgi alabilirsiniz. 




Ne yenilir?

Restorant hafta sonları özel BBQ menüsünü sunuyor. Fiyatı 2200 ruble. Bunun dışında menüden istediğiniz Türk, Rus ve Avrupa mutfağının lezzetli yemeklerinden de sipariş edebilirsiniz. 






Kapasite:

Banket- 60 kişi
Furşet -120 kişi
Business Lunch ve kahvaltı -80 kişi
Gala yemekleri- 50 kişi  

Casual Lunch 2200

Zemin katında yer alan bu 60 kişilik Casual Lunch salonunda aileniz ve  arkadaşlarınızla beraber fast food tarzında yemek yiyebileceğiniz bir mekan. Kocaman pencerlerinden bulutları seyr ederek koyu sohbetleriniz için mükemmel bir mekan.  

Salon Fine 2200

2.katta bulunan Stalin imperatorluğu tarzında ve renkli Doğu Asya stilinde dekore edilmiş 'Fine 2200' 50 kişiyi ağırlayacak kapasitede.  İş toplantıları ve şirket yemekleri için harika bir mekan. 






Devamını oku ...

16 Ekim 2013 Çarşamba

Slav mutfağının vazgeçilmez çorbası BORŞ

Rusya'da gideceğiniz ister lüks restorant olsun, isterse de küçük lokanta, farketmez, tüm menülerde mutlaka 'BORŞ' (rusca БОРЩ) çorbasını göreceksiniz. Borş gerçekten de çok lezzetli ve ağzınızda uzun zaman farklı bir tat bırakacak çorbadır.
Özellikle üzerine 'smetana' (süzme yoğurt) dökülüp yenildiğinde lezzetine resmen bayılacaksınız.

Borş aslında çorbadan çok yemeğe benzese de tüm dünyada çorba olarak kabul edilmektedir. Özellikle kışın içilen bu çorba kocaman tencerelerde pişirilerek haftalarca yenilebilir. Ruslar hatta borşun kaldıkca daha da lezzetli olduğunu söylemekteler.

Borş çorbasının kısa tarihçesi: 

Eski slav dillerine göre 'Borş' sözü çorbada malzeme olarak kullanılan yabani havuçun yapraklarının adından yaranmıştır. Başka bir kayanğa göre ise 'Bırş' sözü eski dilde kilisede yetiştirilen bir pancarın adından geliyor. Borşun Rus mutfağına 16-17.yüzyıllarda girildiği söylenir. Çorba 2.Ekaterina, 2.Aleksander, balerin Anna Pavlova ve başka tarihi şahıslar tarafından da sevilerek yenilmiştir. Polonya'da Borş çorbası 18.yüzyılda keşfedilmiştir.
Günümüzde Borşu tüm malzemelerine ve pişirme tekniğine sadık kalarak Ruslar, Polonyalılar, Litvanyalılar ve Beyaz Rusyalılar hazırlamaktalar. Bunun yanısıra eski Sovyetlerden Azerbaycan, Kazakıstan, Özbekistan ve diğer ülkelerde de pişirilmektedir.

Peki meşhur 'Borş' nasıl yapılır ?
(Borş çorbasını etlı ve etsiz de yapabilirsiniz)

Malzeme : 

Et - 500gr, lahana-400gr, patates-400gr, pancar-250gr, domates salçası-yarım çay bardağı, kuru soğan-1 adet, tereyağı-bir çorba kaşığı, kurutulmuş yahut taze defne yaprağı-1-2 adet

Hazırlanma:


Smetana 
1. Etı haşlayın ve suyunu süzün

2. Pancarları şeritler halinde doğrayın ve 20-30 dakika haşlayın. Sonra pancarlara yağ, domates salçası ve et suyunu ilave edin. Soğanı küçük doğrayın ve başka bir tavada kavurup üzerine bir kaşık un ekleyin, biraz daha kavurun ve bulyondan ilave ederek sos hazırlayın. Hazırladığınız bu sosa küp şeklinde doğradığınız patatesleri, doğranmış lahanaları, haşladığınız pancarı ve defne yapraklarını (bütün) ekleyerek, tuz ve karabiberini de zevkinize göre ilave ederek patates ve lahana yumuşayana kadar pişirin.

3. Borş hazır olduktan sonra kaselere doldurarak üzerine 'smetana' (Türkiye'de smetan bulunmadığından yoğurt da dökebilirsiniz) ve birkaç maydanoz yaprağı koyarak afiyetle yiyebilirsiniz.

NOT: Haşladığınız etleri çorbanızın yanında ayrı bir tabakta sunabilirsiniz. 






Devamını oku ...

12 Ekim 2013 Cumartesi

KAFKAS DAĞLARININ YEŞİL KIZI 'KRASNAYA POLYANA'

SOÇİ 2014 Olimpiyatlarına hazırlanıyor. Olimpiyatlar dışında Soçinin Krasnaya Polyana tatil köyünde birçok dünyanın meşhur otelleri de inşa edilmektedir. Rixos Hotel, Swiss Hotel, Mercure, Mariott Hotel, Park Inn Hotel , Radisson Hotel, Tulip Inn Hotel ve Rosa Khutor kayak merkezi ve başka birçok oteller artık ince işler aşamasındalar.

Gorky Gorod  projesi kapsamında inşa edilen Krasnaya Polyana tatil köyü hakkında kısa bilgi:

1. Adler hava limanından Krasnaya Polyanaya otobüsle 2,5 -3 saat (105 ve 105 C numaralı otobüsler-ücret kişibaşı 200 Ruble); taksi ile 1,30 saat (ücret 2500-3000 Ruble).

2. Büyük AVM'ler ocak 2014'den itibaren açılacağından aliş-verişlerinizi Soçi'de bulunan  MORE MALL yahut Krasnaya Polyana Turçenskovo 44 (Турчинского 44) adresinde bulunan Remi AVM ve yakınlarındakı mağazalardan yapabilirsiniz. Haftada iki kez burada pazar da oluyor.


Zolotoya Niva Krasnaya Polyananın en büyük marketidir. Market diğer dükkanlara nispeten daha büyük ve seçim bakımından daha çeşitli marketidir.

3. Krasnaya Polyana köyünde bulunan restorantlar Olimpiyatlardan dolayı daha lüks ve daha modern bir şekilde inşa edilmiştir. Türk mutfağının en lezzetli yemeklerini Kafkas dağlarının koynunda tatmak isteyenler için 'ÜLKER CAFE' muhteşem bir adresdir. Buraya uğrarsanız mutlaka 'Ülker kebabın' tadına bakmağı unutmayın. Restorant Zolotaya Niva ile aynı sokakta bulunmaktadır. (Zaşitnikov Kafkaza sok. 116).
Bunun yarısıra aynı sokakta 'Traktir' ve diğer küçük lokantalarla da karşılaşma fırsatınız olucaktır. Yemekler kişi başı 1500-2000 Ruble arasında değişmektedir.

4. Krasnaya Polyana'da en lüks Restorant Kafkas Dağlarının 2200 metre yüksekliğinde bulunan '2200 Restaurant' dır. Buraya rezervasyonsuz gelmenizi hiç tavsiye etmem. Restoranta varmak için 3 teleferik değişmek gerekir. Telefirikler kişi başı 800 Rubledir (gidiş-dönüş). Restoranda türk aşçılarının yaptığı lezzetleri yemeklerden tatmanız için pazar günü BBQ menü'ye 2200 Ruble, a la carte menüden seçtikleriniz için ise kişibaşı 2500-3000 Ruble ödemeniz gerekicektir. Fakat, inanın tüm Soçi'ni ayaklarınızın altında seyr ederek alacağınız hazzın yanında ödeyeceyiniz bu ücret hiç kalicaktır.

Krasnaya Polyanada kuaför salonu bulmak bir az zor. Fakat tam Zolotaya Nivanın 2.katında bulunan Glyanech (Глянец) (Zaşitnikov Kafkaza sok.118) salonu ve Remi AVM (Turçinskogo sok.44) yakınlarındakı salondan faydalana bilirsiniz.

Krasnaya Polyana hakkında yazım devam edecektir :)




Devamını oku ...

28 Mart 2013 Perşembe

Türk'ler kahvaltıda ne yiyor, ne içiyor?

Kahvaltı deyip geçmeyin, lütfen! Türk kahvaltısı öyle kahvenin altını falan doldurmak için değil de, tam tersi kahveden önce midemizi bi güzelce doldurup üstünden bir Türk kahvesi içilen öğündür.

Peki Türk kahvaltısında ne yeriz, ne içeriz? 

Önce bir güzelce çay demleriz. Şöyle tavşan kanı, kıpkırmızı, Azeriler demişken 'horoz bibiği' bir çay! 

Şu 'tavşan kanı' çayımızı demlemek için ilk önce 2-3 kaşık çayı demliğimize koyar, güzelce yıkar ve daha sonra demliği çaydanlığın üstüne koyup suyun kaynamasını bekleriz. Çaydanlık kaynadıktan sonra demliğimize harıl- harıl kaynayan sudan koyup tekrar çaydanlığı doldurur ve demliği yine çaydanlığın üzerine koyarız. Güzel türk çayı elde etmek isteyenler 15-20 dakika çaylarını demlendirmelidirler.

Çay demeleme seremonisinden sonra soframıza siyah, yeşil zeytinler, beyaz peynir ve kaşarlarımızı koyarız. 

Domates ve salatalıklarımızı bi güzelce yıkar ve güzelce doğrarız. 

Ev yapımı reçeller Türk kahvaltısının vazgeçilmez tatları arasında yer alır.

Tereyağı, bal ve kaymağı da unutmayalım, lütfen!

Sucuklu yumurta, pastırma, salam ve haşlanmış yumurtalar Türk insanının kahvaltıda asla vazgeçemediği lezzetlerdendir.

Türkiye'de kahvaltıda sosis pek sevmezler. O yüzden de marketlerde bile çok az sosis çeşitine  rastlarız.

Taptaze, buram buram küncüt kokan simitler, sıcacık peynirli poğaçalar, kıtır-kıtır ekmekler de kahvaltı sofralarının ağızda farklı tat bırakan nimetleri arasında yer almaktadır.

Bazıları kahvaltıda közlenmiş domates, biber ve patlıcan da severler.
 


Türkiye'de genellikle pazar günleri keyifli kahvaltı yapılır ve bu tür kahvaltılar ikindi saatine kadar devam eder. 

Kahvaltıdan sonra da tabii ki bol köpüklü kahve ile pazar gazeteleri okunur :)
Devamını oku ...

14 Mart 2013 Perşembe

Azeri usulü patlıcan 'çığırtması'


Azeriler patlıcanı yaz aylarında daha çok yerler. İlk bahar ve yaz aylarının vazgeçilmez sebzesi olan patlıcana hatta halk arasında 'kara koç' da denilir:)
Şimdi sizlerle yumurtalı patlıcan çığırtması tarifini paylaşmak istiyorum:
5 kişilik malzeme:
4-5 adet orta boy patlıcan (küp şeklinde doğranmış ve tuzlu suda bekletildikten sonra iyice yıkanarak sıkılmış);
2 adet kuru soğan (küp şeklinde doğranmış); 
2-3 adet domates (küp şeklinde doğranmış);
3-4 adet yumurta;
bir kaç dal maydanoz (ince kıyılmış);
1 adet kesme şeker;
tuz ve karabiber;
Yapılışı:
Önce soğanları tavada pembeleşinceye kadar kavurun.
Sonra patlıcanları ekleyip patlıcan yağa düşene kadar kavurun (patlıcanlar önce yaği kendine çekecek, daha sonra yağı bırakmağa başlıcak).
Daha sonra domatesleri, bir adet kesme şekeri ve tuz-karabiberi de ekleyip iyice karıştırın ve ocağın altını kısın.
Domateslerin suyu çekildiğinde yumurtaları çırpın ve maydanozla karıştırıp patlıcanların üzerine dökün.
Yumurta pişdiğinde patlıcan çığırtmanızı afiyetler yiyebilirsiniz.
Küçük Not: Azeriler patlıcan çığırtmasını yufka ekmeği ve kuru soğanla yemeği severler. Yanında ayran da suna bilirsiniz:)
Devamını oku ...

9 Mart 2013 Cumartesi

Novruz gelir, Yaz gelir!

Novruz gelir, yaz gelir, 
Bir elinde saz gelir!

Novruz bayramı Azerilerin milli bayramıdır. Martın 20 ve 21'de kutlanan bu bayramın heyecanı daha ilk cemre girer girmez (azerice: çerşenbe akşamları) başlar. Norvuzun sembolü olan Semeni için kadınlar buğday ıslatmağa başlar, bahçeler ve evler derinden temizlener, eski eşyalar atılar ve bayrama özel tatlıları yapmak için komşu kadınlar, eltiler, görümceler her gün birinin evinde toplanarak şekerbura, baklava, şorgoğal, kete ve diğer tatlıları pişirmeye başlarlar. 

Cemrelerde çocuklar ve gençler mahallelerde kocaman ateş (tongal) yakar ve üzerinden atılarak 'ağırlığım, uğurluğum ateşte yansın' derler. 

Novruz Tongalı 
Son çarşamba (Azerice: Ahır çerşenbe) neredeyse Novruz bayramı kadar önemli bir şekilde kutlanar Azerbaycan'da. O akşam, gençler kapı kapı dolaşıb şapka yahut havlu ataraq fındıq, ceviz, boyanmış yumurta, tatlı ve para toplarlar. Buna Azerbaycan'da 'papaqattı' yahut 'gurşakattı' denir. 'Ahır çerşenbe'de bir dilek tutularak gizlice komşu kapısı dinlenir, o evden hoş ve güzel sözler duyularsa dileğin gerçekleşecek demektir. Bu yüzden de o akşam herkes evinde güzel ve hoş sözler söyler:)

'Ahır çerşenbe'de genç kızlar fal bakar, gençler ateşin etrafında toplanarak yumurta dövüşdürer, insanlar yakınlarının mezarlarını ziyaret eder ve bir birilerine pay göndererler. 



Novruz honçası yahut bohçası

Novruz bayramının en önemli ve eğlenceli adetlerinden biri de evlerde hazırlanan ve en baş köşeye konulan 'Novruz honça'sıdır. Honçada neler neler olmaz ki: findik, ceviz, badem, kestane, çeşit çeşit şekerlemeler, şekerbura, baklava, şorgoğalı, kete, soğan kabuğuyla boyanmış yumurtalar ve semeni. Novruz'un son çarşambasında Novruz honçasının kenarlarına evdeki insanların sayına göre rengarenk mumlar dizerler. 




Semeni

Semeni
Semeni Novruz bayramının sembölüdür. Yaşam otu da denilen Semeni canlanmanın, ilk baharın habercisidir. Novruz bayramından 5-10 gün önce ıslatılan buğday, daha sonra özel tabaklara konularak hergün sulanar. Ve Novruz bayramına kadar yemyeşil olar. Semeni'nin beline kırmızı band bağlarlar ki, daha çox bereket ve mutluluk getirsin.






Kosa ve Keçel

'Kosa ile Keçel'

'Kosa ve Keçel'e Novruz folkloruna has ikili de diye biliriz. Biri kel (kışı sembolize eder), digeri gür saçlı (baharı sembolize eder) olan bu ikili arasındakı komik diyaloglar ve oynadıkları oyunlar Novruz'a ayrı bir hava katmaktadır. 



Novruz sofrası

Novruz bayramının tabii ki en güzel yanı ailecek bir sofra etrafında toplanmaktır. Novruz sofrası bir birinden lezzetli yemekler, tatlılar, şerbetler ve çeşitli çerezlerle donatılır. 

Turşu karalı plov, yaprak sarma, levengi tavuk yahut balık, salatalar Novruz sofrasının olmazsa olmazlarındandır. 

Tatlılardan şekerbura, baklava, kete, şorqoğal yemekten sonra ağızlarda uzun zaman unutulmaz tat bırakan lezzetler arasında yer almaktalar. 

Yemek ve tatlılardan sonra ailecek herkes fındık, ceviz, kestane, badem ve diğer çerezler eşliğinde sohbetler eder, yaşlılar eski günlerdeki hikayelerini anlatar, gençler tavla, domino ve diğer oyunlar oynayarak bayramın tadını çıkararlar.

Kete

Novruz sofrası

Azeri baklavası

Şorgoğal







Azeri Pilavı



Novruz'un tarihçesi

Novruz Bayramı ya da kısaca Nevruz; (Farsça: نوروز - Noruz, Kürtçe: Newroz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Azerice: Novruz, Kırım Tatarcası: Navrez) Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı.

Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran'ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. 

Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.

2010'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir. 28 Eylül - 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi'de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, Nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi 'ne dahil etmiştir. 2010'dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir.

Devamını oku ...

14 Aralık 2012 Cuma

Buta nedir? Azeriler neden Buta sembolüne önem vererler?


Azerbaycan'da milli suvenirlerin, şal ve eşarpların, birçok markaların ve aksesuarların üzerinde Buta desenine rastlamak mümkündür. Hatta Azerbaycan hakkında belgesel ve filmlerde bile Buta'ya rastlıyoruz. Peki Buta nedir? Azeriler için nasil bir anlam taşımaktadır?

Buta (bute, puta) -gonca; bademe benzer nakış çeşitidir. Azerbaycan dekor sanatının çok yaygın dekor elementlerinden biridir. Buta'nın ateşperestlik devrine ait dekor, süs forması olduğu ihtimal edilir. Bakü, Gence, Ardabil, Tebriz, Nahçıvan, Salyan, Muğan halılarında, binaların iç dekorları ve süs sanat numunelerinde Buta geniş kullanılmıştır. 

Buta Orta Asiya, Yakın Doğu ülkelerinin de (Hindistanın tirme şallarında, İraanın kumaş ve metal mamulatlarında vesair) dekorativ ve süs sanatında çok yaygındır.  

Buta 4 grupa bölünmektedir:

1. Halı dekorunda kullanılan butalar (Muğan-buta, Salyan-buta, Hile-buta, Bakü-buta, Sarabi-buta, Gence-buta, Şirvan-buta);

2. Aileyi temsil eden butalar (bala-buta, hemli-buta, balalı-buta, evli-buta, çiftkarılı-buta);

3. Sembolik anlam taşıyan butalar (cıgga-buta, lelek-buta, küsülü-buta, kavuşan-buta, yazılı-buta);

4. Çeşitli butalar (saya-butai bademi-buta, gotazlı-buta, çiçekli-buta, yanar-buta)

Azerbaycan'a seyahatiniz zamanı eşinize Buta desenli şal yahut eşarp, dostlarınıza buta desenli çakmak yahut evinize Buta desenli halı ve buna benzer çeşit-çeşit aksesuarlar alabilirsiniz.

Bakü'de Buta Palace otel de faaliyet göstermektedir. 



Devamını oku ...

9 Aralık 2012 Pazar

Aşure keyfi

Bu aralar konum-komşu, herkez birbirinin zilini çalıb güleryüzle aşure dolu kaseler dağıtıyor. Kaseyi alan da dua ederek keyifle yemeğe başlıyor bu lezzet dolu, badem, nar, fındık ve cevizle süslenmiş aşureyi.

Azerbaycan'da aşureye 'hediy' denilir ve Türkiye'den farklı olarak şeker, meyve ve çerez konulmadan sadece süt, buğday, mercimek, mısır, nohut ve diğer baklagillerden yapılır.

Her zaman Azerbaycan mutfağından tarifler versem de, bu kez Türk mutfağının meşhur aşuresinin tarifini paylaşmak istedin sizlerle.

Aşure tarifi:


Malzemeler: 1kg. aşurelik buğday, 500gr.kuru fasulye, 2-3 çorba kaşığı pirinç, 500gr.nohut, 250gr.kuru kayısı, 250gr.kuru üzüm, 2 adet elma, 1 adet portakal, 2kg.toz şeker, aldığı kadar su



Süslemek için: nar, fındık, fıstık, kuşüzümü, tarçın ve ceviz



Hazırlanışı:


Pirinçleri ve buğdayları yıkayın ve tencereye koyun. Üzerine  2-3 parmak aşacak şekilde su ekleyin. Bu şekilde 5 dakika karıştırarak pişirin. Üzerini sıkıca kapatıp sıcak ortamda, bir gece bekletin. 

Nohut ve fasulyeleri yumuşayıncaya kadar haşlayın. Pirinç ve buğdayları tencereye koyup kapağını kapatmadan biraz sıcak su ekleyerek kaynatın. Dibinin tutmaması için devamlı karıştırın. Bir süre sonra altını kısarak, kabukları soyulmuş nohut ve fasulyeleri, küp doğranmış ve haşlanmış kuru kayısı, portakal, elma  ve kuru üzümleri de ilave edin. 


Malzemeler kısık ateşte pişerken karıştırarak toz şekeri ilave edin. Ateşten almadan önce limonları rendeleyip aşureye katın ve bir iki taşım daha kaynatın. 

Aşureyi soğumadan kaselere doldurun. 

Üzerini nar taneleri, fındık, kuşüzümü, ceviz ve fıstıkla süsleyerin ve tarçın serpiştirin.

Aşureniz hazır, Afiyet olsun! 





Devamını oku ...

BODRUM BODRUM!



Milas Hava Limanından dışarı çıkar-çıkmaz ‘bu ne ya burası resmen Çöl’ dediğim Bodrum’la tanıştıkca ne kadar çok yanıldığımın farkına vardım. Hava limanından şehre doğru ilerledikce, üzeri beyaz evlerle kaplı tepelerin arasina sıkışmış masmavi Ege’den gözünüzü alamayacaksınız.
Haaa,  Antalyadan geldiyseniz eğer ki ben ordan geliyordum, Bodrum’un yeşillikleri size çok az gelebilir ama Bodrum’dakı  değişik deniz manzaralarını asla başka yerde göremezsiniz. Hele aniden yolunuz yüksek bir tepeden geçtiği zaman ayaklarınızın altında kalan etrafını bembeyaz evler sarmış, üzerinde yatların sırayla dizildiği Ege’ye baktıkca ağzınız açıla kalacaktır.
Bodrum’da turistik hayat hiç de pahalı değil. Burada cebinize uyğun fiyatlara oteller, pansiyonlar ve aylık kiralık konutlar teklif ediliyor. Sahilboyunca dizilmiş restoranlar da pahalı sayılmazlar ve bu restoranların plajlarında hiç ücret ödemeden şezlong kullana bilirsiniz.  

Aylık tatil düşünenler 700-1000 TL arasında havuzlu ve eşyalı konutlar kiralayabilirler. Bodrum merkezde haftada iki kez halk pazarı oluyor. Salı giyim pazarı, Cuma yiyecek pazarı.
Oasis Bodrum AVM’de Mango, Lacoste, Hotiç, Kifidis, Kemal Tanca, House of Brands, CEYO, Dexter, İnci gibi markalar bulabilirsiniz.
Bodrum Marina civarındakı çarşıda da çeşitli hediyeler, giyimler ve kuyumcu mağazaları bulunmaktadır.
Bodrum kaymakamlığı, nüfus müdürlüğü, Bodrum emniyet müdürlüğü (yabancı işlemleri Bodrum Kalesi’nin önünde) de tam Marina karşısında yer almaktadır.
Bodrum’da evlenmek isteyenlerin direkt nüfus müdürlüğüne başvurmaları yeterlidir.
Çökertme kebabı
Restoran ve gece eğlence mekanlarını aramakta hiç de zorlanmayacağınıza tam garanti veriyorum. Çünki Bodrum’un neresinde olursanız olun, sokağa attığınız ilk adımda önünüze bir sürü restoran ve bar çikacaktır.
Sadece Bodrum’da dikkat etmeniz gereken yemeklerin kalitesi. Çünki çoğu restoranın yemekleri aşağı kaliteli sunulmaktadır.
Yöresel yemeklerden Çökertme kebabının tadına bakmağı unutmayınız. Sahilboyu restoranlarda tatlı bulunmaz sadece çeşitli waffle’dan sipariş edebilirsiniz.
Bodrum’da kendi denizi olan oteller pek çok sayılmaz ve otellerin kendi shuttle servisleri bulunmaktadır.
Ve sonda Bodrum sokaklarında görmeye alışık olacağınız tatlı köpekleri sizi asla rahatsız etmezler. Sadece kibarca masaların yanından geçerler ve onlara bir şeyler ikram etmek sizin cömertliğinize kalmıştırJ




Devamını oku ...